Öz- Saygısız ! Nedir bu öz - saygısız ? Aslında konunun başlığı öz saygı olacaktı fakat öze , benliğe saygı duymayanlara ithafen bu başlığı tercih etmek istedim. Öz saygı aslında kişinin kendine , düşüncelerine veya bedenine saygılı olup onun gereksinimlerini karşılayıp hayatta en çok kıymet vereceği kişiye yani kendine iyi davranıp saygılı olmasını barındırır. Peki durum böyle mi ? Kaçımız şu an kendiyle , bedeniyle veya iç dünyasıyla barışık ? Kaçımız kendi duygularımızın , hislerimizin farkında veya hayattan beklenti içinde ? Aslında bunları tanımamak veya tanımlayamamak bizim suçumuz değil hatta kimsenin suçu değil. İnsan doğuştan genlerinin getirdiklerinin dışında daha bebeklikten kalma öğretilerle hayatını şekillendirmeye başlar. Zamanla bu şekillendirmeye bulunduğun coğrafya , akrabalar , aile ve yakın çevre girer. Durum böyle olunca genlerinin yani atalarının sana aktardıkları yetmiyormuş gibi saydığım grupların öğretileriyle de yaşamını kendince şekillendirmeye başlıyorsun. Bu şekillendirme sırasında ilerleyen yaşlarda içinde genelde hep bir boşluk oluşur bu boşluğun en temel nedeni ailedir. Ailen seninle ne kadar ilgilendi ? Annen veya Baban sana nasıl bir sevgi bahşetti ? Sen çocukken nasıl bir ev içerisinde büyüdün ? O ev içerisinde belki şiddet gördün belki susturuldun belki de yok sayıldın. Bunlar olmasa bile belki Annen çok sevdi belki Baban seni hiç görmedi veya tam tersi.. Bunlar olurken aslında hayatın şekillenmeye başlar sen fark etmesen de fazla veya az almış olduğun sevgi sayesinde sürekli başka insanlara muhtaçmışsın hissi en temellerde oluşur. Hani derler ya çoğu zarar azı karar diye hah tamda mesele bu işte. Peki gerçekte öyle mi ? Gerçekten insanlara muhtaç mısın ? Annen veya Baban seni yok saydı diye diğer insanlara mı hayatını bağlayacaksın ? Kendin için var olmayıp o eksik verilen sevgiyi Ayşe de veya Ahmet de mi arayacaksın ? Hadi öyle yaptın diyelim bu oyun nereye kadar devam edecek ? Bu hayatta birilerinin yardımıyla doğmuş can bulmuş olabilirsin ama sonra ki süreçte sen bireyselsin. Bu hayatta varsın evet ama kendin için varsın. Sana verilmeyen sevgiyi başka insanlarda aramak sence ne kadar mantıklı ? İlk etapta her saniye kendinle berabersin ve kendi bedeninle hareket ediyorsun bunu kavraman gerek burada anlaşalım. Hayatında ailen veya eşin de olsa sen hep kendi bedeninin içinde var olacaksın her akşam kendi bedeninle uyanıp, uyanacaksın. Başkalarından medet ummak ne derece mantıklı ? Tabii ki insanın en temel özelliği sevilmeyi istemek evet burada haklısın ama sırf birileri seni sevsin diye kendine saygısızlık yapıp kendini yok sayamazsın. Birilerini kafana takıp kendi hayatını veya sana yürekten değer verenleri yok sayamazsın. Onları yok saydığın zaman işte en büyük saygısızlığı kendine ve çevrene yapmış olursun. Hayat seni görmezden gelenleri takacak kadar uzun değil. Sonra sana yürekten değer verip yitirdiğin insanlar yanından birer birer ayrılınca kendini haklı çıkarmaya çalışırsın . En büyük yalanlar başlar : Ya aslında ben değer veriyordum da onlar beni önemsemedi... Kandırma kendini sen sana değer vermeyenlerin seni yok sayanların peşinden koşarak en büyük saygısızlığı kendine yani özüne yaptın. Sonrasında bundan ders çıkarmayıp yakın gördüklerini , arkadaşlarını belki aileni yok saydın. Bu hayatta ne yaparsanız yapın ama kendi değerinizi yok eden sizi yok sayan veya her fırsatta lafta değer veren insan görünümlü şahıslardan kendinizi koruyun. Psikolojinizle oynadıkları yetmedi ya birde geri gelmeyecek olan zamanınızı çalma peşindeler. Zor olsa bile unutmayın ilk kendinizi , bedeninizi yani özünüzü keşfetmeye çalışıp sevin. Çünkü sizin sizden bedeninizden ve ruhunuzdan başka kimseniz yok. Sonra sizinle içten pazarlık yapmayıp gerçekten değer verenleri görün. Birilerinden sevgi dilenmek için hayat çok kısa.. Her şeyin çözümü var bu hayatta ÖLÜM dışında.. Yeter ki kendinizi ve özünüzü sevin ha bide kalpten değer verenleri , vesselam..
Öz- Saygısız ! Nedir bu öz - saygısız ? Aslında konunun başlığı öz saygı olacaktı fakat öze , benliğe saygı duymayanlara ithafen bu başlığı tercih etmek istedim. Öz saygı aslında kişinin kendine , düşüncelerine veya bedenine saygılı olup onun gereksinimlerini karşılayıp hayatta en çok kıymet vereceği kişiye yani kendine iyi davranıp saygılı olmasını barındırır. Peki durum böyle mi ? Kaçımız şu an kendiyle , bedeniyle veya iç dünyasıyla barışık ? Kaçımız kendi duygularımızın , hislerimizin farkında veya hayattan beklenti içinde ? Aslında bunları tanımamak veya tanımlayamamak bizim suçumuz değil hatta kimsenin suçu değil. İnsan doğuştan genlerinin getirdiklerinin dışında daha bebeklikten kalma öğretilerle hayatını şekillendirmeye başlar. Zamanla bu şekillendirmeye bulunduğun coğrafya , akrabalar , aile ve yakın çevre girer. Durum böyle olunca genlerinin yani atalarının sana aktardıkları yetmiyormuş gibi saydığım grupların öğretileriyle de yaşamını kendince şekillendirmeye başlıyorsun. Bu şekillendirme sırasında ilerleyen yaşlarda içinde genelde hep bir boşluk oluşur bu boşluğun en temel nedeni ailedir. Ailen seninle ne kadar ilgilendi ? Annen veya Baban sana nasıl bir sevgi bahşetti ? Sen çocukken nasıl bir ev içerisinde büyüdün ? O ev içerisinde belki şiddet gördün belki susturuldun belki de yok sayıldın. Bunlar olmasa bile belki Annen çok sevdi belki Baban seni hiç görmedi veya tam tersi.. Bunlar olurken aslında hayatın şekillenmeye başlar sen fark etmesen de fazla veya az almış olduğun sevgi sayesinde sürekli başka insanlara muhtaçmışsın hissi en temellerde oluşur. Hani derler ya çoğu zarar azı karar diye hah tamda mesele bu işte. Peki gerçekte öyle mi ? Gerçekten insanlara muhtaç mısın ? Annen veya Baban seni yok saydı diye diğer insanlara mı hayatını bağlayacaksın ? Kendin için var olmayıp o eksik verilen sevgiyi Ayşe de veya Ahmet de mi arayacaksın ? Hadi öyle yaptın diyelim bu oyun nereye kadar devam edecek ? Bu hayatta birilerinin yardımıyla doğmuş can bulmuş olabilirsin ama sonra ki süreçte sen bireyselsin. Bu hayatta varsın evet ama kendin için varsın. Sana verilmeyen sevgiyi başka insanlarda aramak sence ne kadar mantıklı ? İlk etapta her saniye kendinle berabersin ve kendi bedeninle hareket ediyorsun bunu kavraman gerek burada anlaşalım. Hayatında ailen veya eşin de olsa sen hep kendi bedeninin içinde var olacaksın her akşam kendi bedeninle uyanıp, uyanacaksın. Başkalarından medet ummak ne derece mantıklı ? Tabii ki insanın en temel özelliği sevilmeyi istemek evet burada haklısın ama sırf birileri seni sevsin diye kendine saygısızlık yapıp kendini yok sayamazsın. Birilerini kafana takıp kendi hayatını veya sana yürekten değer verenleri yok sayamazsın. Onları yok saydığın zaman işte en büyük saygısızlığı kendine ve çevrene yapmış olursun. Hayat seni görmezden gelenleri takacak kadar uzun değil. Sonra sana yürekten değer verip yitirdiğin insanlar yanından birer birer ayrılınca kendini haklı çıkarmaya çalışırsın . En büyük yalanlar başlar : Ya aslında ben değer veriyordum da onlar beni önemsemedi... Kandırma kendini sen sana değer vermeyenlerin seni yok sayanların peşinden koşarak en büyük saygısızlığı kendine yani özüne yaptın. Sonrasında bundan ders çıkarmayıp yakın gördüklerini , arkadaşlarını belki aileni yok saydın. Bu hayatta ne yaparsanız yapın ama kendi değerinizi yok eden sizi yok sayan veya her fırsatta lafta değer veren insan görünümlü şahıslardan kendinizi koruyun. Psikolojinizle oynadıkları yetmedi ya birde geri gelmeyecek olan zamanınızı çalma peşindeler. Zor olsa bile unutmayın ilk kendinizi , bedeninizi yani özünüzü keşfetmeye çalışıp sevin. Çünkü sizin sizden bedeninizden ve ruhunuzdan başka kimseniz yok. Sonra sizinle içten pazarlık yapmayıp gerçekten değer verenleri görün. Birilerinden sevgi dilenmek için hayat çok kısa.. Her şeyin çözümü var bu hayatta ÖLÜM dışında.. Yeter ki kendinizi ve özünüzü sevin ha bide kalpten değer verenleri , vesselam..

Yorumlar
Yorum Gönder